Hızlı
Bağış Yap

HIZLI BAĞIŞ YAP

₺
50
100
300
500
1000
₺

Gazze’de Üç Yılın Ardından İnsani Felaket

Gazze’de Üç Yılın Ardından İnsani Felaket: Rakamların Ötesinde Bir Yaşam Mücadelesi

Gazze’de insani durum, savaşın üçüncü yıl dönümünde dünyanın en ağır ve en uzun süreli insani krizlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ekim 2023’te başlayan saldırıların üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Gazze halkı hâlâ ölüm, yaralanma, açlık, susuzluk, zorunlu göç, salgın hastalık riski ve barınma yetersizliğiyle mücadele ediyor. Evlerin, hastanelerin, okulların, su hatlarının, yolların ve temel hizmet altyapısının geniş ölçekte zarar görmesi, gündelik hayatın en basit ihtiyaçlarını bile hayatta kalma meselesine dönüştürdü.

Bu üçüncü yıl dönümü yalnızca takvimde işaretlenen bir tarih değildir. Gazze’de yaşayan milyonlarca insan için üç yıl; yakınlarını kaybetmek, defalarca yer değiştirmek, temiz suya ulaşmak için saatlerce beklemek, çocuklarını aç yatırmak ve yarına dair belirsizlik içinde yaşamak anlamına geliyor. Uluslararası kurumların yayımladığı raporlar, krizin geçici bir acil durum olmaktan çıktığını; insan yaşamının bütün alanlarını etkileyen, kuşaklar boyunca sonuç doğurabilecek çok katmanlı bir insani felakete dönüştüğünü gösteriyor.

Öncüler İnsani Yardım Derneği, savaşın ilk günlerinden itibaren Gazze’deki yerel ekipleri ve insani yardım ağıyla çalışmalarını kesintisiz biçimde sürdürdü. Gıda, temiz su, barınma, sağlık, çocuk koruma, yetim desteği, hijyen ve nakit yardım gibi farklı alanlarda yürütülen projeler, yalnızca kısa vadeli ihtiyaçlara cevap vermeyi değil, kriz şartlarında insan onurunu ve toplumsal dayanıklılığı korumayı da hedefledi.

Gazze Savaşının Üçüncü Yıl Dönümünde İnsani Tablo

Gazze’de üç yıl boyunca süren savaş, sivil yaşamı ayakta tutan sistemleri aynı anda hedef alan bir yıkım oluşturdu. Birleşmiş Milletler kurumlarının raporlarında sağlık, beslenme, su, sanitasyon, eğitim, barınma ve çocuk koruma alanlarının tamamında olağanüstü ihtiyaçlar kaydediliyor. Çatışmaların devam etmesi, insani yardım geçişlerindeki kısıtlamalar ve ticari mal girişinin yetersizliği ise mevcut kapasitenin halkın ihtiyacını karşılamasını engelliyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun 30 Haziran 2026 tarihli durum raporuna göre, 7 Ekim 2023 ile 30 Haziran 2026 arasında Gazze’de 73 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Raporda hayatını kaybedenler arasında en az 21 bin 700 çocuğun bulunduğu, 173 bin 500’den fazla kişinin yaralandığı ve yaralılar arasında en az 45 bin çocuğun yer aldığı aktarıldı. Bu veriler, ilgili sağlık makamlarının bildirimlerine dayanan ve Birleşmiş Milletler tarafından kaynak belirtilerek yayımlanan rakamlardır.

Her kayıp, bir ailenin parçalanması; her yaralanma ise uzun süreli tedavi, rehabilitasyon ve psikososyal destek ihtiyacı demektir. Bu nedenle Gazze’deki insani kriz yalnızca bugünün acılarını değil, geleceğin sağlık, eğitim ve sosyal koruma ihtiyaçlarını da büyütmektedir. Çok sayıda çocuğun uzuv kaybı, kalıcı engellilik, travma ve aile bireylerini kaybetme deneyimi yaşaması, uzun vadeli ve uzmanlaşmış insani müdahaleyi zorunlu kılıyor.

Yerinden Edilme ve Barınma Krizi

Gazze’de insani durum denildiğinde en görünür sorunlardan biri, kitlesel ve tekrarlanan yerinden edilmedir. UNICEF’in Haziran 2026 raporu, yaklaşık 1,7 milyon insanın yerinden edildiğini ve bunların yaklaşık 800 bininin çocuk olduğunu bildiriyor. Diğer güncel UNICEF değerlendirmelerinde ise Gazze’de yaşayan 2,1 milyon insanın yaklaşık 1,9 milyonunun savaş boyunca en az bir kez yerinden edildiği belirtiliyor. Rakamlar kullanılan tarih ve yerinden edilme tanımına göre değişebilse de ortak gerçek açıktır: Gazze nüfusunun çok büyük bölümü güvenli ve kalıcı bir konuttan mahrumdur.

Ailelerin önemli bir kısmı aşırı kalabalık barınma merkezlerinde, geçici çadırlarda, hasarlı yapılarda veya açık alanlarda yaşamını sürdürüyor. Birçok kişi savaş boyunca bir kez değil, defalarca göç etmek zorunda kaldı. Her yeni tahliye çağrısı; ailelerin az sayıdaki eşyasını geride bırakması, çocukların eğitim ve destek ortamlarından kopması, yaşlıların ve engellilerin daha büyük risk altında kalması anlamına geliyor.

Birleşmiş Milletler Uydu Merkezi’nin 11 Ekim 2025 tarihli uydu görüntüsü analizine göre Gazze’deki yapıların yaklaşık yüzde 81’i hasar gördü. Bu ölçekteki yapısal yıkım, kısa sürede telafi edilebilecek bir barınma açığından çok daha fazlasına işaret ediyor. Enkazın kaldırılması, güvenli alanların oluşturulması, su ve kanalizasyon şebekelerinin onarılması ve yüz binlerce aile için dayanıklı konutların yeniden inşa edilmesi uzun yıllar sürecek kapsamlı bir insani ve kalkınma planı gerektiriyor.

Açlık ve Gıda Güvensizliği Gazze’de Hayatı Tehdit Ediyor

Gazze açlık krizi, savaşın üçüncü yılında da en kritik insani başlıklardan biridir. Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması verilerine dayanan 2026 değerlendirmelerinde yaklaşık 1,4 milyon insanın, yani Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 67’sinin, kriz düzeyi veya daha ağır akut gıda güvensizliği koşullarında bulunduğu tahmin edildi. Bu, ailelerin yeterli ve besleyici gıdaya düzenli biçimde ulaşamadığı, öğün azalttığı, borçlandığı veya hayatta kalmak için olağan dışı yöntemlere başvurduğu anlamına geliyor.

Gıda fiyatlarındaki dalgalanma, yerel üretimin zarar görmesi, tarım arazilerine erişimin sınırlanması, fırınların ve değirmenlerin faaliyetlerindeki kesintiler ile yardım girişindeki engeller krizi derinleştiriyor. Bir gıda paketine veya sıcak yemeğe erişmek, artık milyonlarca insan için gündelik hayatın temel mücadelesi haline gelmiş durumda. Özellikle bebekler, küçük çocuklar, hamile ve emziren kadınlar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler yetersiz beslenmeden daha hızlı ve daha ağır etkileniyor.

UNICEF’in 2026 yılının ilk yarısına ilişkin verilerine göre 19 binden fazla çocukta akut yetersiz beslenme tespit edildi ve bu vakaların yaklaşık yüzde 15’i ağır akut yetersiz beslenme olarak sınıflandırıldı. Ayrıca 44 bin hamile veya emziren kadın ek beslenme desteğine yönlendirildi. Ayda 3 binden fazla çocuğun yetersiz beslenme tedavisine kabul edilmesi, Gazze’de gıda yardımının yalnızca açlığı hafifleten değil, doğrudan hayat kurtaran bir müdahale olduğunu ortaya koyuyor.

Gazze Su Krizi ve Temiz Suya Erişim

Gazze su krizi, halk sağlığını tehdit eden en önemli sorunlardan biridir. Su şebekelerinin, kuyuların, arıtma ve tuzdan arındırma tesislerinin zarar görmesi; elektrik, yakıt, filtre, yedek parça ve bakım malzemelerinin yetersizliği, güvenli su üretimini ve dağıtımını ciddi biçimde sınırlıyor. UNICEF’in Haziran 2026 raporunda halkın yüzde 70’ten fazlasının tankerlerle taşınan suya bağımlı olduğu belirtiliyor.

Tanker suyuna bağımlılık, özellikle kalabalık kamplarda yaşayan aileler için uzun bekleme süreleri ve düzensiz dağıtım anlamına geliyor. Kadınlar ve çocuklar çoğu zaman ağır bidonları uzun mesafeler boyunca taşımak zorunda kalıyor. Temiz su miktarının yetersiz olması yalnızca susuzluğa yol açmıyor; kişisel hijyenin azalmasına, ishal ve cilt hastalıklarının yayılmasına, salgın riskinin yükselmesine ve sağlık kuruluşlarının temel hizmetlerini sürdürmekte zorlanmasına da neden oluyor.

Su yardımı bu nedenle Gazze’de tek başına bir dağıtım faaliyeti değildir. Güvenli içme suyunun ulaştırılması, kuyuların açılması veya rehabilite edilmesi, depolama ve dağıtım sistemlerinin desteklenmesi, aynı anda sağlık, beslenme ve çocuk koruma alanlarına katkı sağlar. Öncüler Gazze su yardımları, bu çok yönlü ihtiyaca karşı sahadaki en düzenli müdahale alanlarından biri olmuştur.

Sağlık Sisteminin Çöküşü ve Tedaviye Erişim

Gazze’de sağlık sistemi üç yıllık savaşın yükü altında kritik seviyede zarar gördü. UNICEF’in aktardığı Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Haziran 2026 sonuna kadar sağlık hizmetlerine yönelik 971 saldırı kayda geçti; hastanelerin yüzde 95’i hasar gördü veya yıkıldı. Elektrik, yakıt, ilaç, tıbbi sarf malzemesi, sterilizasyon imkânı ve uzman personel eksikliği, ayakta kalan sağlık merkezlerinin kapasitesini de ağır biçimde sınırlandırdı.

Aynı rapora göre yaklaşık 4 bini çocuk olmak üzere 18 bin 500’den fazla hasta Gazze dışında tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyuyordu. Kanser, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği ve ağır travma vakaları için zamanında tedaviye ulaşamamak, önlenebilir can kayıplarını artırıyor. Doğum hizmetleri, yenidoğan bakımı, aşılama, rehabilitasyon ve ruh sağlığı desteği de sağlık sistemindeki çöküşten doğrudan etkileniyor.

Dünya Sağlık Örgütü, 2026 yılında işgal altındaki Filistin topraklarında 2,9 milyon insanın insani sağlık yardımına ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu tablo, Gazze’de ambulans, ilk yardım, sağlık ve hijyen kiti, ilaç, tıbbi cihaz ve yakıt desteğinin neden kesintisiz biçimde sürdürülmesi gerektiğini gösteriyor.

Gazze Çocukları: Eğitim, Koruma ve Psikososyal Destek İhtiyacı

Gazze çocukları, savaşın en ağır bedelini ödeyen grupların başında geliyor. Kayıplar ve fiziksel yaralanmaların yanında çocuklar ailelerinden ayrılma, sürekli yer değiştirme, bombardıman korkusu, açlık ve eğitimin kesintiye uğramasıyla karşı karşıya. UNICEF’in görüştüğü çocukların yaklaşık onda dokuzu psikolojik destek almak istediğini belirtirken, yüzde 91,8’i bombardıman korkusuyla yaşadığını ifade etti.

Gazze’de okul çağındaki yaklaşık 658 bin çocuk eğitime erişim desteğine ihtiyaç duyuyor. Okulların hasar görmesi veya barınma merkezi olarak kullanılması, güvenli ulaşımın olmaması ve ailelerin sürekli göç etmesi örgün eğitimi kesintiye uğratıyor. Geçici öğrenme alanları önemli bir çözüm sunsa da ihtiyaç mevcut kapasitenin çok üzerindedir. UNICEF verilerine göre 2026’nın ilk yarısında 613 geçici öğrenme alanında 432 bin 701 okul öncesi ve okul çağındaki çocuk yapılandırılmış öğrenme faaliyetlerine erişti; 344 bin çocuğa eğitim materyali ulaştırıldı.

Eğitim, Gazze’de yalnızca derslerden ibaret değildir. Güvenli bir öğrenme alanı çocuğa düzen, aidiyet ve gelecek duygusu kazandırır; psikososyal destek çalışmaları ise yaşanan travmanın etkilerini hafifletmeye yardımcı olur. Bu nedenle kırtasiye ve okul çantası dağıtımı, eğitim çadırlarının kurulması, çocuk etkinlikleri, giyim desteği ve yetim himayesi birbirini tamamlayan insani yardım çalışmalarıdır.

Kış, Sel ve Salgın Riski Geçici Barınma Alanlarını Tehdit Ediyor

Gazze’de mevsim değişiklikleri insani krizi daha da ağırlaştırıyor. Yazın aşırı sıcak, su yetersizliği ve hijyen sorunları; kışın ise soğuk, yağmur, sel ve çamur çadırlarda yaşayan ailelerin sağlığını tehdit ediyor. OCHA’nın 2 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesinde incelenen 400 yerinden edilme alanının 217’sinin orta veya yüksek sel riski taşıdığı ve bu alanlarda yaklaşık 235 bin kişinin yaşadığı bildirildi.

İnce çadırlar, yıpranmış brandalar ve sınırlı yatak malzemeleri çocukları solunum yolu enfeksiyonlarına, hipotermiye ve diğer hastalıklara karşı savunmasız bırakıyor. Battaniye, yatak, kışlık kıyafet, yakacak ve güvenli çadır desteği bu nedenle mevsimlik bir yardım değil, hayati bir koruma çalışmasıdır. Barınma malzemelerinin ve onarım ekipmanlarının girişindeki kısıtlamalar devam ettikçe ailelerin kış şartlarına hazırlanması da zorlaşıyor.

İnsani Yardıma Erişim Neden Hâlâ Yetersiz?

Gazze’deki ihtiyaçların büyüklüğüne rağmen yardım operasyonları geçiş kısıtlamaları, güvenlik riskleri, yol hasarları, yakıt eksikliği, iletişim kesintileri ve depolama sorunlarıyla karşılaşıyor. UNICEF’in Mayıs-Haziran 2026 dönemine ilişkin verilerine göre Mısır üzerinden gönderilen 633 UNICEF yardım kamyonundan yalnızca 280’i Gazze’de yük boşaltabildi. Bu örnek, sınırda veya lojistik merkezlerde bulunan yardımın ihtiyaç sahibine ulaşmış sayılmadığını açık biçimde gösteriyor.

İnsani yardım kuruluşlarının güvenli, hızlı ve sürdürülebilir erişime ihtiyacı vardır. Gıda ve su dağıtımının düzenli yapılabilmesi, hastanelerin yakıt ve tıbbi malzemeye ulaşması, barınma alanlarının güçlendirilmesi ve çocuklara koruma hizmeti sunulması için insani koridorların açık tutulması gerekir. Yardımın kesintiye uğraması, özellikle sağlık sorunu bulunanlar ve küçük çocuklar açısından saatlerle ölçülen ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Öncüler İnsani Yardım Derneği Gazze’de Üç Yıldır Sahada

Öncüler İnsani Yardım Derneği, Türkiye’den yükselen dayanışmayı Gazze’de somut yardıma dönüştürmek amacıyla savaşın başladığı ilk günden itibaren çalışmalarını sürdürdü. Derneğin üç yıllık faaliyet kayıtlarına göre ekipler 1.095 gün boyunca kesintisiz saha çalışması yürüttü; 22 insani yardım ve kalkınma alanında toplam 2 milyon 500 binden fazla yardım ulaştırma ve faydalanma kaydı oluşturuldu.

Bu sayı tekil kişi sayısını değil, farklı projeler kapsamında gerçekleştirilen yardım ulaştırma ve faydalanma kayıtlarının toplamını ifade eder. Aynı aile, ihtiyacın sürekliliği nedeniyle farklı zamanlarda sıcak yemek, su, barınma veya hijyen desteğinden yararlanmış olabilir. Bu açıklama, sahadaki çalışmanın kapsamını doğru ve şeffaf biçimde değerlendirmek açısından önemlidir.

Öncüler Gazze yardımları, acil müdahale ile süreklilik gerektiren projeleri bir arada ele aldı. Bir yandan sıcak yemek, ekmek ve su gibi günlük ihtiyaçlar karşılanırken diğer yandan kuyu açma, ambulans temini, yetim sponsorluğu, psikososyal destek ve nakit yardım gibi daha uzun vadeli etkisi bulunan çalışmalar uygulandı.

Öncüler’in Gazze Gıda Yardımı Çalışmaları

Üç yıllık dönem boyunca Öncüler ekipleri tarafından 1 milyon 400 binden fazla sıcak yemek dağıtıldı. Bunun yanında 300 binden fazla ekmek, 65 binden fazla sebze paketi, 38 binden fazla gıda kolisi ve 17 bin 500’den fazla un çuvalı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

Sıcak yemek projeleri, pişirme imkânı bulunmayan veya yakıta erişemeyen yerinden edilmiş aileler için büyük önem taşıyor. Gıda kolileri ailelere birkaç günlük temel malzeme sunarken, un ve ekmek dağıtımları en yaygın temel gıda ihtiyacına doğrudan cevap veriyor. Sebze paketleri ise uzun süre yalnızca sınırlı ve kuru gıdayla beslenmek zorunda kalan ailelerin besin çeşitliliğini artırmayı amaçlıyor.

Gazze’deki açlık ve yetersiz beslenme verileri dikkate alındığında, Gazze’ye gıda yardımı süreklilik gerektiren bir sorumluluktur. Öncüler, bağışçıların desteğini yerel ihtiyaç değerlendirmeleriyle buluşturarak dağıtımlarını erişilebilen bölgelerde sürdürmektedir.

Temiz Su, Su Tankerleri ve Kuyu Projeleri

Öncüler’in su çalışmaları kapsamında Gazze’ye 9 binden fazla su tankeri sevk edildi ve 1 milyondan fazla temiz içme suyuna erişim kaydı oluşturuldu. Ayrıca 25 su kuyusu açılarak veya kullanıma kazandırılarak daha sürdürülebilir su kaynakları oluşturulmasına katkı sağlandı.

Tanker dağıtımı acil susuzluk sorununa hızlı cevap verirken, kuyu projeleri yerel toplulukların suya daha düzenli ulaşmasını destekler. Ancak kuyuların pompalanması, suyun güvenli hale getirilmesi ve dağıtılması için enerji, bakım, yedek parça ve su kalitesi takibi gerekir. Bu nedenle Öncüler’in Gazze su yardımı, acil dağıtım ile altyapı desteğini birlikte ele alan bir yaklaşım üzerine kuruludur.

Çadır, Battaniye ve Kış Yardımları

Barınma alanında 2 binden fazla çadır kurularak yaklaşık 10 bin yerinden edilmiş kişiye geçici barınma desteği sağlandı. Ayrıca 25 binden fazla battaniye ve yatak seti ile 1.300’den fazla yakacak payı dağıtıldı. Bu yardımlar, evlerini kaybeden ve açık hava koşullarına karşı korunmasız kalan aileler için temel bir güvenlik katmanı oluşturdu.

Çadır tek başına kalıcı bir çözüm değildir; ancak yoğun yerinden edilme dönemlerinde aileyi açıkta kalmaktan koruyan ilk adımdır. Battaniye, yatak ve yakacak yardımıyla birlikte sunulduğunda soğuk ve nemin oluşturduğu sağlık risklerini azaltır. Öncüler, barınma desteğini mevsim koşulları ve ailelerin özel ihtiyaçlarına göre sürdürmeyi hedeflemektedir.

Çocuklara, Bebeklere ve Yetimlere Yönelik Yardımlar

Öncüler İnsani Yardım Derneği, savaşın çocuklar üzerindeki etkisini hafifletmek amacıyla 23 binden fazla çocuğa psikososyal destek ve moral etkinliği ulaştırdı. Çocuklara 33 binden fazla kıyafet, bebekli ailelere 16 bin 800’den fazla kutu bebek maması ve 4 bin 600’den fazla paket bebek bezi dağıtıldı.

Psikososyal destek etkinlikleri, çocukların güvenli bir ortamda oyun oynamasına, duygularını ifade etmesine ve kısa süreli de olsa savaşın ağır baskısından uzaklaşmasına yardımcı olur. Bebek maması ve bez desteği ise gıda fiyatlarının yükseldiği, piyasadaki ürünlerin azaldığı ve aile gelirlerinin çöktüğü koşullarda bebek sağlığını koruyan temel bir müdahaledir.

Derneğin yetim destek programları kapsamında 2 bin 600’den fazla çocuk himaye altına alındı. Yetim sponsorluğu, düzenli maddi desteğin yanında çocuğun eğitim, giyim, gıda ve sosyal ihtiyaçlarını takip edebilecek daha istikrarlı bir koruma ağı kurulmasına katkıda bulunur. Gazze’de kayıpların büyüklüğü düşünüldüğünde bu çalışmaların uzun yıllar devam etmesi gerekecektir.

Sağlık, Hijyen, Ambulans ve Nakit Desteği

Öncüler İnsani Yardım Derneği tarafından Gazze’de 9 binden fazla sağlık ve hijyen kiti dağıtıldı, 10’dan fazla donanımlı ambulans hizmete kazandırıldı. Hijyen kitleri, suyun sınırlı ve barınma alanlarının kalabalık olduğu koşullarda hastalıkların yayılmasını azaltmaya yardımcı olurken ambulanslar yaralı ve hastaların sağlık merkezlerine ulaştırılmasında kritik görev üstleniyor.

Ayrıca 4 binden fazla aileye nakit destek sağlandı. Nakit yardım, piyasada bulunabilen ürünler için ailelere kendi önceliklerini belirleme imkânı sunar. İlaç, ulaşım, gıda, çocuk ihtiyaçları veya küçük onarımlar gibi farklı harcamaların karşılanmasına yardımcı olur ve kriz içindeki ailelerin karar verme hakkını korur.

Mısır Üzerinden Gazze’ye İnsani Yardım Hattı

Gazze sınır geçişlerindeki kısıtlamalar nedeniyle Mısır, yardım operasyonlarının en önemli lojistik merkezlerinden biri olmuştur. Öncüler İnsani Yardım Derneği, Mısır’daki tedarik ve koordinasyon ağı aracılığıyla gıda, su, sağlık, hijyen ve barınma malzemelerini hazırlayarak uygun geçiş imkânları oluştuğunda Gazze’ye ulaştırmaya çalışmaktadır.

Bu süreç yalnızca malzeme satın almaktan ibaret değildir. Ürünlerin insani standartlara uygun seçilmesi, paketlenmesi, depolanması, belgelenmesi, sınır prosedürlerinin takip edilmesi ve Gazze içindeki dağıtım ekipleriyle koordinasyon kurulması gerekir. Geçişlerde yaşanan gecikmeler yardımın maliyetini ve operasyonel yükünü artırsa da sahadaki ihtiyaç devam ettiği sürece hazırlık ve sevkiyat çalışmaları da sürmektedir.

Gazze’de Devam Eden Soykırım Tartışması ve İnsanlık Sorumluluğu

Gazze’de sivillerin kitlesel biçimde ölmesi, yaşam alanlarının geniş ölçekte yıkılması, açlık ve temel hizmetlerden mahrumiyetin sürmesi; uluslararası kamuoyunda yaşananların soykırım olarak nitelendirilmesine yol açmıştır. Bu hukuki nitelendirmenin uluslararası yargı süreçlerindeki değerlendirmeleri devam ederken, sahadaki insani gerçeklik tartışmasızdır: siviller korunmalı, zorla yerinden edilme sona ermeli, insani yardım engelsiz ulaştırılmalı ve uluslararası insancıl hukuk eksiksiz uygulanmalıdır.

Gazze savaşının üçüncü yıl dönümü, yalnızca geçmiş kayıpları anma günü değil, devam eden felaketi durdurmak için sorumluluk üstlenme çağrısıdır. Uluslararası toplumun görevi yardım göndermekle sınırlı değildir; sivillerin korunmasını, sağlık ve eğitim sistemlerinin yeniden işler hale gelmesini ve insanların güvenli, onurlu yaşam koşullarına kavuşmasını sağlayacak kalıcı adımlar atılmalıdır.

Türkiye’den Gazze’ye Dayanışmayı Sürdürmek

Türkiye Gazze yardımı konusunda güçlü bir toplumsal dayanışma göstermiştir. Bireysel bağışçılar, sivil toplum kuruluşları, gönüllüler ve insani yardım ekipleri üç yıl boyunca Gazze halkının yanında durmuştur. Öncüler İnsani Yardım Derneği de Türkiye’deki hayırseverlerin emanetlerini sahadaki öncelikli ihtiyaçlarla buluşturmaya devam etmektedir.

Bir sıcak yemek, bir tanker temiz su, bir gıda kolisi, bir çadır veya bir hijyen kiti tek başına Gazze’deki bütün krizi çözemez. Fakat bu yardımlar, ulaştığı aile için açlıkla tokluk, susuzlukla güvenli su, açıkta kalmakla korunmak arasındaki fark olabilir. Düzenli destek ise insani yardım ekiplerinin yalnızca acil çağrılara cevap vermesini değil, daha planlı ve sürdürülebilir projeler geliştirmesini sağlar.

Gazze İçin İnsani Yardım Devam Etmeli

Üç yılın sonunda Gazze’deki kriz bitmedi; aksine yıkımın biriken etkileri nedeniyle daha karmaşık hale geldi. Can kayıpları, yaralanmalar, yerinden edilme, açlık, su kıtlığı, sağlık sisteminin çöküşü ve çocukların eğitimden uzak kalması aynı anda çözüm bekliyor. İnsani yardımın kesintisiz sürmesi, sivillerin korunması ve yeniden inşa sürecinin başlaması için uluslararası iradeye ihtiyaç vardır.

Öncüler İnsani Yardım Derneği Gazze saha çalışmaları; gıdadan suya, çadırdan sağlığa, çocuk desteklerinden yetim himayesine kadar geniş bir alanda devam ediyor. Öncüler İnsani Yardım Derneği, savaşın ilk gününden bu yana olduğu gibi bugün de Gazze halkının yanında yer almayı, bağışçıların desteğini şeffaf ve ihtiyaç odaklı projelere dönüştürmeyi sürdürüyor.

Gazze’de her istatistiğin ardında bir insan, her yardım kaleminin ardında yaşama tutunmaya çalışan bir aile vardır. Bu nedenle Gazze’ye yardım, yalnızca bir bağış faaliyeti değil; insan onurunu, yaşam hakkını ve ortak vicdanı savunma sorumluluğudur.

Kaynaklar ve Veri Notu

  • UNICEF, State of Palestine Humanitarian Situation Report No. 48, 30 Haziran 2026.
  • Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze insani durum güncellemeleri ve 30 Eylül 2026 etki görünümü.
  • UNOSAT, Gazze Şeridi yapı hasarı uydu analizi, 11 Ekim 2025.
  • Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2026 Acil Durum Çağrısı ve Gazze sağlık acil durumu güncellemeleri.
  • IPC, UNICEF ve Dünya Gıda Programı (WFP), Gazze akut gıda güvensizliği değerlendirmeleri, 2026.
  • Öncüler İnsani Yardım Derneği, 7 Ekim 2023–7 Ekim 2026 Gazze saha faaliyet kayıtları.

Not: Uluslararası insani durum rakamları raporların yayımlandığı tarihteki kaynak bildirimlerine dayanmaktadır ve devam eden kriz nedeniyle değişebilir. Öncüler’e ait rakamlar derneğin üç yıllık faaliyet kayıtlarıdır. “Yardım ulaştırma/faydalanma kaydı” tekil kişi sayısı olarak değerlendirilmemelidir.